30 Mart 2009 Pazartesi
29 Mart 2009 Pazar
anlamakta zorlandığım ama kesinlikle çok anlamak istediğim bir durum var ortada.hayatlarını,hayallerini,gündelik yaşamlarını,prensiplerini ve hatta ruh hallerini bile hırs bürümüş insanların gelişmekte oldukları zamanlarda veya şimdiki sosyal çevrelerinde ne gibi olaylar yaşadılar veya ne gibi insanlarla aynı ortamları paylaştılar.her gün,farklı her durumda bambaşka insanların yaşamları oluyor kendi yaşamları,her gün bambaşka bir ağız,her gün tamamen değişken fikirler ve savunulanlar..bir gün içinde belki on kişi oluyorlar.ne için peki?bir iki hıyar daha onları poh pohlasın diye.bunun sonucunda da en büyük zafer de onların oluyor.ne komik dimi lan?!mutluluğa bile kısa yoldan ulaşma çabaları kesinlikle çok güldürücü ve de ne yazık ki aslında biraz ürkütücü,hatta -abart(m)ıyorum- acınası.halbuki anlasalar keşke henüz marketlerde yerini alamayan tek şey o.ama sorsan çok rahatsızdırlar o ortamda bulunmaktan,mecburiyet abi diye acındırır bir de kendini.ne mecburisi lan,bir götünüze sokmadığınız kalıyor parmağınızı para için.sorsanız çevresini değiştirmek ister ama hiç merak etmeyin hemen arkasından yine bir bahane "herkes böyle ki sen ne sanıyorsun".ebeninkini sanıyorum ben mesela,demek istiyorum onlara aynı şuursuzlukla.--çimenlere uzanıp derin bir nefes almaktan başka bir şey değil aslında gerçek-- diyen güzel insan,söyle onlara;evlerinin önünde;sadece televizyonlarda gördükleri o plastik hayatların evlerindeki gibi gözüksün diye değil o çimenler.şimdi onlar oturmaz da oraya;kedinin,köpeğin pisliğinden(!) iğrenir.ben de sizden!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
