17 Mart 2009 Salı

adım mı sebepti tüm bunlara.hiç sanmıyorum.belki başka bir adım olsaydı da arayışında olurdum harikalar diyarının.ama onu alis harikalar diyarı yapan neydi?birinin,anlamının düş olduğunu söylemesi miydi bu yalana inanmam yoksa düş müydü?bilmeden,bildirmeden mi buldu o beni..evet gerçekten de koşuyorum tavşan deliğine.hep hayallerimin nefesi o oluyor,hep o kapıda buluyorum kendimi iyi hissettiğim zaman.arkamda karanlığı bıraktığım,önümde ise beni alıp giden bir aydınlık,bir gökkuşağı.hafif bir melodi ve mis kokular.boyum kısalıp uzamıyordu belki,çünkü önemi yoktu aslında onun.sadece o boşluğa süzülmem yeterliydi her seferinde.benimle beraber düşenler ise ne bardaklar oldu ne tabaklar ne de eşyaların geri kalanı.benimle beraber süzülenler sadece benim hayallerimdi.onları da koşturuyordum tavşan deliğine.hiç yorulmadı onlar,hiç itiraz etmedi onlar sadece geldiler benimle.sorgulamadılar da.sorsan belki pişmandırlar ama neye yarar ki artık.
seni de dahil ediyorum hep onlara,hep o koşuşturmacada sen de savruluyorsun korkularımda,mutluluklarımda,üzüntülerimde,beklentilerimde,takıntılarımda,hayallerimde,uykularımda,sarhoş gecelerimde,uykusuz sabahlarımda.dinleniyor tüm yorgunluklarım sen de benle koşunca tavşan deliğine.o kapıda beraber durduğumuzu hayal ediyorum.bu sadece yetiyor,hiç dalgası olmayan bir deniz içim o zaman,hiç rüzgarı olamayan bir hava,hiç kapkaranlık bulutları olmayan bir gökyüzü.dingin.sen hayali arkadaşımsın benim beraber yemek yediğim,uyuduğum,içtiğim,sarhoş olduğum,derse girdiğim,ağladığım,tartıştığım,güldüğüm,küfür ettiğim,insanlarla dalga geçtiğim.ama sarılmaya kalktığımda havanın zerrecikleri öyle bir üşütüyor ki kalbimi.o an kapı kapanıyor ve o arkamda kalan karanlık "gel" diyor."orada bekleme,o hiç gelmeyecek" diyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder